25 Nisan 2015 Cumartesi
ARKADAŞLARIMLA BİR GÜNÜM VE SİNEMA MACERAM
Sinema... Her zaman görsel aktiviteler ilgimi çekmiştir. Bu bir günüm hem sinema hem arkadaşlarım aracılığıyla çok zevkli geçti. O günü yaşamak için sabırsızlandığımı söylemeliyim. O huzurun bana verdiği rahatlığı anlatamam. Şimdi size o huzur dolu günümü anlatayım.
Cumartesi günü günün erken saatlerinde uyandım ve hazırlanmaya başladım. Arada aksilik çıkmasın diye de heyecanımı yatıştırmaya çalışan annemle konuşuyordum. Nihayet hazırlandım ve yola çıktım. yol boyunca hayal kurdum ve öylece vardım oraya. Arkadaşlarım da biraz sonra geldiler ve maroton başladı.İlk başta sinema biletlerimizi aldık ve seans saatine kadar oyalandık. Bir korku filmine gidecektik ve ben korku filmlerinden ya da korku dolu her türlü şeyden nefret ederdim. Ama ilk defa isteyerek bu filmi izleyecektim. Arkadaşlarım için ...
Seans saatine yaklaşırken biz de yavaş yavaş toparlandık. Film başladığında çok eğlenceliydik. Korkmayız diye birbirimizle eğleniyorduk. Korku filmi türk yapımı olduğunu pek belli etmedi. Yani türk korku filmlerine nazaran o kadar da kötü değildi. Filmden sonra mülakaşa yaparak gezmeye başladık. Bir '' PET SHOP '' gördük ve oradaki hayvanları seyre daldık. Saatin ilerlediğini görünce hızlıca yemek yemeye karar verdik. Karnımız aç değildi ve tatlıyla geçiştirebileceğimiz kanısına vardık ve waffle aklımıza geldi. Daha önce hepimiz waffle ' ı çok duymuş ve görmüş ama hiçbirimiz de yememiştik. İlklerimizi yaşayacaktık. Hep beraber...
Neyse waffle siparişimizi verdik ve beklemeye başladık. Hepimiz merak ediyorduk nasıl bir tatlı gelecek önümüze diye. Biz böyle düşünürken tatlılar geldi ve görüntüsüyle bizi bizden aldı, götürdü. Tadına baktık ve gerçekten merakımıza değdiğini öğrendik. Waffle yedikten sonra biraz daha gezdik parfüm ve bileklik mağazalarında kendimizi kaybettik ve zamanı da bu arada. Evet, zaman epey geç olmuştu ve eve gitmemiz gerektiğini söyleyen ışık beynimizde yandı. Bu doğru bir karardı. Ama belki biraz ısrar edersek ailelerimiz tölerans gösterebilirlerdi bize. Ve öyle de oldu. Biz de bu zamanımızı resim yapan çocukları izlemekle geçirdik. Bu çok keyifliydi. Şeker bir kızın resim yaparken gösterdiği hassasiyet ve o huzur ve mutluluk dolu mimikleri gerçekten güzeldi ve biz o kızı izlemekten kendimizi alıkoyamadık.
Benim sinema maceram ve arkadaşlarımla geçen sinema maceram çok keyif vericiydi. ben kaliteli zman geçirmenin zamanı kullanabilmenin önemini şimdi anladım.
5 Nisan 2015 Pazar
Benim Temizlik Maceram
Annemin tüm tereddütlerine rağmen bugün evde temizliği ben yaptım. Tabi yanımda sürekli bana direktif veren annem de vardı. Ama başardım diyebilirim. Evi idare etmek ve her gün bu işleri yapmak gerçekten yorucuymuş. Başta annem olmak üzere tüm ev kadınlarına hak veriyorum : Gerçekten bir şirkette çalışan birinden daha çok yoruluyorsunuz. Bunu bugün açıkça öğrendim. Bir de benim yaptığım sadece bir kısmıydı. Yemek ve şu yaramaz çocukları saymıyorum bile.
Neyse ilk başta bir yarım saat kadar annemden neler yapacağımı öğrendim. Beni o kadar da cahil sanmayın annemin bütün temizliği bana yaptırmayacağını bildiğim için neler yapabileceğimi öğrendim. Daha sonra malzemeleri getirdim ve camları silmeyle işe başladım. Evimiz dördüncü katta olduğundan camların dışını silerken annemden yardım aldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Yükseklik fobim yok ama ne kadar da olmasa insan bir ürküyor ne bileyim. Camlar bittikten sonra süpürme işlemine geçtim. Evi süpürdüm ama hala kollarımın acıdığını hissettiğimi söylemeliyim. Süpürgenin gücü bana galip geldi. Bir şey dikkatimi çekti evi süpürürken. Ben ne kadar gücümü kullanırsam o kadar zorlanıyorum. Anneme sorduğumda çok fazla efor sarfetmeden ileri geri hareket ettirmemi söyledi. Her işte bir püf noktası oluyor ya süpürgenin de püf noktası buymuş.
Bu temizliğin de bir sırası varmış. Bana kalsa ben toz almayla başlardım en kolayı o olduğundan fakat süpürgeden çıkan tozlarla toz aldığım yerler tekrar kirlenirmiş. Tabii ben bunları bilmiyorum. Anne tecrübesi diye boşuna dememişler.
Neyse ben öğrendiklerimle yola devam ettim. Yerleri silmem gerekiyormuş. Bir kovaya su ve sabun karışımı yaptım ve silmeye başladım. Çok sulu silmemem gerektiğini biliyordum iyice sıkmaya çalıştım ve sildim. Aslında abartıyorum biraz o kadar da zorlanmadım. Cam silme dışında tabii.
Yerleri de sildim kardeşlerimin benimle alay etmelerini de kendi içimde yedirmeye çalışarak. Sıra toz almaya gelmişti. Odamdaki ranzanın raflarından başlayarak tozları aldım. Pek sevmezdim toz almayı ama bu içlerinde en kolayı olduğu gerçeğini değiştirmezdi.
Anneme sıradakine geçelim dediğimde bittiğini söylediği an bir huzur kapladı içimi. Tamam anneme yardım etmek güzel ama bu işi pek sevmiyorum. Hele de her gün yapmak galiba biraz zor benim için.
Ama yine de boş ve sıkıntıyla geçen bir pazar günü olmadığı için her ne kadar da sevmesem de mutluyum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












