İzlediğim müze ziyaretçisi programının konusu Hititler 'di. Arkadan güzel bir fon müziği ve anlatıcının tok ve gür sesi benim dikkatimi ve ilgimi olumlu yönde etkiledi.İşte aklımda kalanlar :
Hititlerin tarihi Anadolu 'ya ait yazılı tarihinde başlangıcıymış. Anadolu bereketli bir coğrafya.İnsanoğlunun uygarlık serüveninde pek çok ilki gerçekleştirdiği , üzerinde yaşadığımız , yurt edindiğimiz yer. Bronz çağının sonlarında , günümüzden yaklaşık dört bin beş yüz yıl önce bu toprakların orta ve kuzey kesimleri Hatti ülkesi olarak tanımlanıyormuş.Onlardan yazılı olarak ilk söz edenler ise Akadlar 'mış. Hatti ülkesi bu dönemde ilk Avrupa kökenli dil konuşan savaşçı kavimlerin göçüne sahne olmuş. Bu kavimler aşiretlere bölünmüşler fakat yine de toplu olarak '' Hititler '' adını almışlar. Hititler'in Anadolu' ya nereden geldikleri bugün hala tartışma konusuymuş.Hititler , yerli halkla kaynaşıp Hatti ülkesinde bulunan beylikleri ele geçirmişler. Kendi dillerini konuşsalar da bu bölgedeki Hatti kültürünü benimsemişler. Hatti beylikleri Anadolu'nun zengin olanaklarını kullanmışlar. Örneğin; maden işçileri ve ustaları yetiştirmek. Bu Hattiler 'e askeri ve siyasi yönden büyük bir güç kazandırmış. Onları '' Hitit Beylikleri '' adıyla anılacak kent devletlerine dönüştürmüş..
Arkeolojik kazılar sonucu bu dönemdeki adının '' ARİNNA '' olduğu düşünülen Alacahöyük Hititler'in tarih sahnesine çıkarken siyasi merkez olarak kullandıkları yerleşimlerin başında geliyormuş. Güneş Tanrıçası Arinna'nın adını taşıdığı için önemli bir dini merkez olduğu da varsayılan Alacahöyük , aslında pek çok açıdan Anadolu'nun yerel kültürü olan Hatti kültürünü temsil ediyormuş.
Alacahöyük , Çorum'a bağlı Alaca kasabasında yer alıyor. 1835 yılında keşfedilen ve 1935 yılından itibaren düzenli olarak arkeolojik kazılar gören Alacahöyük , en görkemli dönemini Bronz Çağı başlarında yaşamış.
Benim bu programda beğenimi toplayan bir şey var. Bu şey Atatürk'ün kişisel mali desteğiyle Alacahöyük kazılarına destek olması. Bu çok sağduyulu bir davranış. Ben olsam aynı şeyi yapardım diye düşünüyorum. Çünkü hayatımda her zaman tarihini bilmeyen birinin geleceğinin de olamayacağını düşünmüşümdür. Atatürk'ün bu davranışı Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde arkeolojiye karşı büyük heyecan duyulmasına neden olmuştur. Çünkü bu kazı evresinde ortaya çıkarılan ve Hatti Beyleri'ne ait olduğu düşünülen on üç mezarda Anadolu tarihinin çok önemli bir sürecini anlatan buluntular ele geçirilmiştir. Bunlar günümüzden yaklaşık dört bin yıl önce Anadolu'da maden işleme sanatının dünyanın diğer bölgelerine göre daha ileri düzeyde olduğunu gösteren eser ve objelermiş. Bu eşyalar arasında güneş kursları,kutsal hayvan heykelcikleri,süs ve aksesuar nitelikli eşyalar, altın taçlar,kemer tokaları,taslar ,vazolar ve savaş aletleri varmış.
Hititler'in yemek menüsünde günümüzden o kadar da ilginç yemekler yokmuş. Hitit tabletlerine bakılarak söylenilene göre Hititler'in yemekleri arasında et-kebap, sebze,çörek,börek varmış. Ayrıca sandviç benzeri ekmek arası et veya sebze de tercihler arasındaymış.
Hititler'in Hattuşa 'da otuza yakın tapınakları varmış.Hititler'in teknik becerileri yüksekmiş. Yollar,tapınaklar,baraj ve havuzlar yaparlarmış.
Milattan önce on üçüncü yüzyıl başlarında Hititler ile Mısırlılar arasında ''Kadeş Savaşı '' yaşanmış ve ardından '' Kadeş Antlaşması '' imzalanmış. Bunun yazılı kanıtı ise Hattuşa'da bulunan kil tabletlermiş. 1906 yılında yapılan kazılar sonucu bulunmuş. Bu kil tablet günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesi 'nin Eski Şark Eserleri bölümünde sergileniyor.
Ben tarihi programları çok severim. İzlemekten ve kendimce yorumlamaktan büyük bir haz duyarım. Ben '' Müze Ziyaretçisi '' programını kendimce böyle yorumladım. Bu arada Hititler hakkında birçok şey öğrendim.
Arkeolojik kazılar sonucu bu dönemdeki adının '' ARİNNA '' olduğu düşünülen Alacahöyük Hititler'in tarih sahnesine çıkarken siyasi merkez olarak kullandıkları yerleşimlerin başında geliyormuş. Güneş Tanrıçası Arinna'nın adını taşıdığı için önemli bir dini merkez olduğu da varsayılan Alacahöyük , aslında pek çok açıdan Anadolu'nun yerel kültürü olan Hatti kültürünü temsil ediyormuş.
Alacahöyük , Çorum'a bağlı Alaca kasabasında yer alıyor. 1835 yılında keşfedilen ve 1935 yılından itibaren düzenli olarak arkeolojik kazılar gören Alacahöyük , en görkemli dönemini Bronz Çağı başlarında yaşamış.
Benim bu programda beğenimi toplayan bir şey var. Bu şey Atatürk'ün kişisel mali desteğiyle Alacahöyük kazılarına destek olması. Bu çok sağduyulu bir davranış. Ben olsam aynı şeyi yapardım diye düşünüyorum. Çünkü hayatımda her zaman tarihini bilmeyen birinin geleceğinin de olamayacağını düşünmüşümdür. Atatürk'ün bu davranışı Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde arkeolojiye karşı büyük heyecan duyulmasına neden olmuştur. Çünkü bu kazı evresinde ortaya çıkarılan ve Hatti Beyleri'ne ait olduğu düşünülen on üç mezarda Anadolu tarihinin çok önemli bir sürecini anlatan buluntular ele geçirilmiştir. Bunlar günümüzden yaklaşık dört bin yıl önce Anadolu'da maden işleme sanatının dünyanın diğer bölgelerine göre daha ileri düzeyde olduğunu gösteren eser ve objelermiş. Bu eşyalar arasında güneş kursları,kutsal hayvan heykelcikleri,süs ve aksesuar nitelikli eşyalar, altın taçlar,kemer tokaları,taslar ,vazolar ve savaş aletleri varmış.
Hititler'in yemek menüsünde günümüzden o kadar da ilginç yemekler yokmuş. Hitit tabletlerine bakılarak söylenilene göre Hititler'in yemekleri arasında et-kebap, sebze,çörek,börek varmış. Ayrıca sandviç benzeri ekmek arası et veya sebze de tercihler arasındaymış.
Hititler'in Hattuşa 'da otuza yakın tapınakları varmış.Hititler'in teknik becerileri yüksekmiş. Yollar,tapınaklar,baraj ve havuzlar yaparlarmış.
Milattan önce on üçüncü yüzyıl başlarında Hititler ile Mısırlılar arasında ''Kadeş Savaşı '' yaşanmış ve ardından '' Kadeş Antlaşması '' imzalanmış. Bunun yazılı kanıtı ise Hattuşa'da bulunan kil tabletlermiş. 1906 yılında yapılan kazılar sonucu bulunmuş. Bu kil tablet günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesi 'nin Eski Şark Eserleri bölümünde sergileniyor.
Ben tarihi programları çok severim. İzlemekten ve kendimce yorumlamaktan büyük bir haz duyarım. Ben '' Müze Ziyaretçisi '' programını kendimce böyle yorumladım. Bu arada Hititler hakkında birçok şey öğrendim.
Teşekkür ederim canım ...Kalemine sağlık..
YanıtlaSilBu arada görsellilerle zenginleştir yazını canım...
YanıtlaSil